Kardeş Kalemler

Dil Araştırmaları

Kalemdaş

Türk Dünyası Edebiyat Dergileri Kongresi

AYB - Edebiyat Akademisi

Uluslararası Kaşgarlı Mahmud Hikâye Yarışması

Bengü Yayıncılık

Türk Dünyasında Edebiyat Adamı Ödülleri

Kitap

Zor Zamanlar " Zor Zamanlar "
Seçme Hikayeler

Mukay Elebayev

Hazırlayanlar.
Orhan Söylemez-Halit Aşlar

Çağdaş Kırgız edebiyatının oluşumunda önemli bir rol üstlenen Mukay Elebayev, 1906 yılında dünyaya gelir. Küçük yaşında anne ve babasını kaybeder. Çocukluk ve gençlik yılları çok büyük zorluklar içinde geçer. O dönemin şartları göz önünde bulundurulduğunda okuma yazmayı öğrenmiş ender kişiler arasında yer alır. 1916 yılındaki Kırgız ayaklanmasından sonra Doğu Türkistan ve Çin’e göç etmek zorunda kalan Kırgız Türklerinin arasında o da vardır.

Elebayev, 1919 sonbaharında memleketi Isık-Göl’e döner. Kısa süren ilk eğitimini Isık-Göl yakınlarındaki Cıluu-Bulak köyünde yeni sistemle (usul-i cedid) eğitim veren okulda alan yazar, daha sonra buradan Karakol’daki okula girmeye çalışır.Uzun uğraşlardan sonra buradaki yatılı okula girer. Ancak bir süre sonra yaşı büyük olduğu için okuldan atılır.

1924’de Tüp bölgesi Monastr köyünde kurulan Ziraat Okuluna girer. Edebî faaliyetlerine burada başlar. İlk şiiri Erkin-Too gazetesinin 6. sayısında yayınlanır.

Elebayev sözlü edebiyat ürünlerini de yayınlayıp halkın hizmetine sunma faaliyetleri yürütmüştür. 1937-1939 yılları arasında Kırgızistan Devlet Matbaası’nda edebiyat redaktörü olarak görev yapar. Bu görevi sırasında Sarinci-Bököy, Kococaş, Kurmanbek, Er-Töştük gibi Kırgız destanlarını yayınlatır. Kırgız atasözlerini derleme işini yürütür. Elebayev folklorik malzemelerin bir milletin hazinesi olduğunu ve bunları yayımlayarak halka sunmak gerektiğini belirtir.

Elebayev’in 1938 yılında Toplu Şiirler adıyla şiir külliyatı yayınlanır. Mukay Elebayev’in ilk hikâyesi Yeni Medeniyet Yolunda adlı dergide yayınlanan “Yürek ağza gelince” adlı hikâyesidir. 1940’da Tartış adında bir piyes kaleme alır. Çağdaş Kırgız edebiyatında Sovyet rejimini eleştirebilme cesareti gösteren ilk edebî eser olma özelliğine sahip bu piyes yazarın sağlığında yayınlanmaz. Eser aradan 28 yıl geçtikten sonra, 1968 yılında ünlü Kırgız dramaturgu Mar Bayciyev’in girişimleriyle Ala-Too edebiyat dergisinde Aç Közdör adıyla yayınlanır.

31 Mart 1944’de savaşa katılan Elebayev, 15 Mayıs 1944’de cephede hayatını kaybeder. Mezarı St. Petersburg şehri, Pskov kasabası, Lonev mahallesindedir.

Kırgız Edebiyatının kurucularından sayılan Mukay Elebayev, rejimin sert baskılarına rağmen kalemini teslim etmeyen ve kıymetli eserler veren yazarlardandır.

Hayatımın Hikâyeleri " Hayatımın Hikâyeleri "

Aziz Alpagut

Hatırat

Küçük yaştan beri hatıra defteri tutmayı adet edinmiştim. Dertlerimi, kederlerimi, seviçlerimi her gün düzenli olarak yazardım. Seneler geçti. Cilt cilt yığdığım hatıra defterlerime ne oldu, kimlerin elinde kaldı bilmiyorum.

1920 yılında "Hayatım" adlı bir yazıya başlamıştım fakat bitiremeden yakmak zorunda kaldım. Azerbaycan'a giren 11. Kızıl Rus Ordusu'nun özel ajanları tarafından takip edildiğimi fark etmiştim. Üzerinden uzun yıllar geçti. Şimdi yenisine başlıyorum. Umarım bunu tamamlayabilirim. Böylece senelerden beri milletçe çektiğimiz çile de sona ermiş olur ve Bağımsız Azerbaycan Cumhuriyeti'nin üç renkli bayrağı tekrar Millet Meclisi binasına dikilir. Hazar'dan koşup gelen külek de onu okşar. Ölmeden görürsem ne mutlu bana...
Aziz Alpagut

Kafkasların Kalbine Yolculuk: Karaçay-Malkar Kafkasların Kalbine Yolculuk
" Karaçay-Malkar "

Ufuk Tavkul

Kaf Dağı'nın Sönmeyen Ateşi, Kafkasya halklarının binlerce yıllık birikiminin mirası Kafkas Kültürü, günümüzde Karadeniz ile Hazar Denizi arasında uzanan topraklarda Kafkas Halkları tarafından titizlikle korunup yaşatılmaktadır.

Kafkas Halklarının ayrılmaz bir parçası olan Karaçay - Malkar halkı, bu kültürün doğuşunda ve geliştirilerek günümüzdeki biçimini almasında en önemli rollerden birini oynayan çeşitli kavimlerin torunları olarak, bugün Kafkasların kalbi diye adlandırılan Elbruz Dağı çevresindeki yüksek dağlık bölgede hayatlarını sürdürmektedir.

Kendilerine Tavlu (Dağlı) adını veren Karaçay - Malkarlılar, ayrıca kendilerini yaşadıkları vadilerin adlarına göre Karaçaylılar, Bashanlılar, Çegemliler, Holamlılar, Bızıngılılar ve Malkarlılar olarak çeşitli zümrelere ayırırlar.

Karaçay -Malkarlılar kendileri için Alan adını kullanır ve birbirlerine Alan diye hitap ederler.

Karaçay - Malkar halkına Kara Çerkesler ya da Dağ Çerkesleri adlarının verildiği de bilinmektedir.
(Arka Kapak)

Erzurum - Denizli - Bolu - Osmaniye - Halep - Gümülcine - Hırvatistan Evliya Çelebi'nin İzinde
" Erzurum - Denizli - Bolu - Osmaniye - Halep - Gümülcine - Hırvatistan "

Erzurum: Şaban Abak
Denizli: Hasan Kallimci
Bolu: Mehmet Süme
Osmaniye: Veli Aba
Halep: Halil Özsavlı
Gümülcine: Rahmi Ali
Hırvatistan: Nihan Işıker

Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi, çağının sosyal, iktisadi, antropolojik ve folklorik kaynağı olmasının ötesinde; belki de dünya kültür mirasının envanter bilgilerini kapsaması ve pek çok ülkenin tarihini aydınlatması bakımından da önemlidir. Bu nedenle, bir benzeri olmayan Evliya Çelebi'nin muhteşem eseri dünya kültür mirası için temel kaynak olmaya devam edecektir. Ayrıca bugün bile yaptığı yolculuklarını kültürel zenginliklerle bütünlemek ve tarihsel bir derinlik katmak isteyenler, Seyahatname'deki ilgili bölümleri okumaya özen göstermelidirler.
 

Kuzey Kıbrıs Seyahatnamesi Evliya Çelebi'nin İzinde
" Kuzey Kıbrıs Seyahatnamesi "

İsmail Bozkurt

Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi, çağının sosyal, iktisadi, antropolojik ve folklorik kaynağı olmasının ötesinde; belki de dünya kültür mirasının envanter bilgilerini kapsaması ve pek çok ülkenin tarihini aydınlatması bakımından da önemlidir. Bu nedenle, bir benzeri olmayan Evliya Çelebi'nin bu muhteşem eseri dünya kültür mirası için temel kaynak olmaya devam edecektir. Ayrıca bugün bile yaptığı yolculuklarını kültürel zenginliklerle bütünlemek ve tarihsel bir derinlik katmak isteyenler, Seyahatname'deki ilgili bölümleri okumaya özen göstermelidirler.

Bu proje ile günümüz yazarlarından İsmail Bozkurt Evliya Çelebi'nin yazdığı coğrafyayı kendi üslubuyla tekrar kaleme almaktadırlar. Elinizde bulunan eser bu kapsamda yapılmış seri çalışmalardan birisidir. Eseri zevkle okumanızı dilerken Evliya Çelebi'yi bir kez daha rahmet ve minnet duygularımızla anıyoruz.
(Arka Kapak)
 

Kudüs Seyahatnamesi Evliya Çelebi'nin İzinde
" Kudüs Seyahatnamesi "

İbrahim Ethem Polat

Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi, çağının sosyal, iktisadi, antropolojik ve folklorik kaynağı olmasının ötesinde, belki de dünya kültür mirasının envanter bilgilerini kapsaması ve pek çok ülkenin tarihini aydınlatması bakımından da önemlidir. Bu nedenle, bir benzeri olmayan Evliya Çelebi'nin bu muhteşem eseri dünya kültür mirası için temel kaynak olmaya devam edecektir. Ayrıca bugün bile yaptığı yolculuklarını kültürel zenginliklerle bütünlemek ve tarihsel bir derinlik isteyenler, Seyahatname'deki ilgili bölümleri okumaya özen göstermelidirler.

Bu proje ile günümüz yazarlarından İbrahim Ethem Polat Evliya Çelebi'nin gezdiği coğrafyayı kendi üsluplarıyla tekrar kaleme almaktadırlar. Elinizde bulunan eser bu kapsamında yapılmış seri çalışmalardan birisidir.
(Arka Kapak)
 

Milyaçka'dan Meriç'e Evliya Çelebi'nin İzinde
" Milyaçka'dan Meriç'e "

Hacer Öztürk

Şehirler de insanlar gibi... Kimi çekingen, kimi kibirli, kimi kez yakın, kimi mağrur... Bazısı sana kucağını açmaya hazırdır. İlk kez geliyor olmana rağmen eski bir dost gibi karşılar seni... Rahatsızlık duymaz, yabancılık hissetmezsin. Sanki evinden çok evindir senin. Mekke ve Medine gibi... Kimi mağrurdur. Farkındadır güzelliğinin ve değerinin. Derinlere götürür seni. Senden de bunu bekler. Kendini ispatlayamazsan tutunamazsın onda. Öylece eğreti bırakır seni. Kimsenin ona sahip çıkmayacağını göstermek ister. Şehirler şahı İstanbul gibi... Bazıları mesafeli ve soğuktur. Sevmek zorunda kaldıkça iter sizi. Süsüyle gururlanan bir kadın gibi yukarıdan bakar. Konuşmaz sizinle, yokmuş gibi davranır. Sanki onun bağrında yürüyorsunuzdur. Ayrılana dek rahat vermez size. Londra gibi...

Kimi biraz çekingen ve gariptir. Acının olgunlaştırdığı yetim bir çocuk gibi. Kimsesiz, kırgın ama sıcak... İlk karşılaştığınızda hafif bir ürperti uyandırır sizde. Ancak yağmurunu teninizde hissettiğinizde, güneşine gülümsediğinizde yakınlığını gösterir. Sonra sıcacık sarmaş dolaş olursunuz.
(Arka Kapak)
 

Kayseri Evliya Çelebi'nin İzinde
" Kayseri "

S. Burhanettin Akbaş

İçindekiler:
Kayseri'nin Kabesi
Kayseri'nin Manevi Mimarlarından Bir Büyük Evliyaseyyid Burhaneddin Muhakkik-ı Tirmizi
Kayseri'de Tarihi Bir Uygur Beyliği: Eretna Beyliği
Kayseri'nin Nuru: Şeyh İbrahim Tennuri
Kayseri Kalesi Kültür Merkezi Olursa
"Kayseri'yi Bağdat Edelim"
Kayseri Silüeti
Taş Değmedikçe Kişi Kamil Olamaz
 

İbrahim'in Nazargâhı Urfa Evliya Çelebi'nin İzinde
" İbrahim'in Nazargâhı Urfa "

Mehmet Kurtoğlu

Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi, çağının sosyal, iktisadi, antropolojik ve folklorik kaynağı olmasının ötesinde; belki de dünya kültür mirasının envanter bilgilerini kapsaması ve pek çok ülkenin tarihini aydınlatması bakımından da önemlidir. Bu nedenle, bir benzeri olmayan Evliya Çelebi’nin bu muhteşem eseri dünya kültür mirası için temel kaynak olmaya devam edecektir. Ayrıca bugün bile yaptığı yolculuklarını kültürel zenginliklerle bütünlemek ve tarihsel bir derinlik katmak isteyenler, Seyahatname’deki ilgili bölümleri okumaya özen göstermelidirler.

Bu proje ile günümüz yazarlarından Mehmet Kurtoğlu Evliya Çelebi’nin gezdiği coğrafyayı kendi üsluplarıyla tekrar kaleme almaktadırlar. Elinizde bulunan eser bu kapsamda yapılmış seri çalışmalardan birisidir. Eseri zevkle okumanızı dilerken Evliya Çelebi’yi bir kez daha rahmet ve minnet duygularımızla anıyoruz.

Romanya ve Bulgaristan Yollarında Yirmi Beş Gün Evliya Çelebi'nin İzinde
" Romanya ve Bulgaristan Yollarında Yirmi Beş Gün "

İslam Beytullah Erdi

Tasarıma göre önce Romanya'da, dönüşte ise Bulgaristan'da bazı yerleşim yerlerini ziyaret edecektim. Gezime Kırklareli'nden başladım. Nedeni de şu: Evliya Çelebi 1072'de (Miladi 1662) Macaristan seferinden dönerken Kırkkilise'de birkaç gün konaklamış ve ayrıca Küçük Üsküp'ü de ziyaret etmiştir. 1078'in Recep ayında Ak Mehmet Paşa ile girit Seferi'ne çıkarken yine Kırkkilise'ye uğradığından bahseder. Çelebi'nin seyahatnamesinde Kırklareli'nden sık sık söz etmesi dolayısıyla Bulgaristan - Romanya ziyaretime başlarken tarihimizde iz bırakan bu şehri de görelim, anlatalım istedim.

Trabzon Yolunda Evliya Çelebi'nin İzinde
" Trabzon Yolunda "

Hüseyin Albayrak

Evliya Çelebi, 1630 yılında başlayan araştırma ve seyahatlerinin İstanbul dışında ilk halkası olan Bursa ve İzmit'ten sonra, Ağustos 1640'da İstanbul'dan yola çıkarak Karadeniz üzerinden ana merkez Trabzon'a doğru hareket etmiştir. Yol boyunca; Yeniköy Menzilli, Kavak Kalesi Menzilli, İrve İskelesi, Şile Kasabası, Kefken Kasabası, Kerpe Adası, Kandıra, Akçaşar, Karadeniz Ereğlisi, Çoban Kulesi, Bartın Kalesi, Amasra Kalesi, İnebolu Kalesi, İstefan Köyü ve Sinop şehirlerine uğraya uğraya devam ettiğini belirtir.

Seyahatnamesi'nde Sinop'a diğer merkezlere göre daha geniş yer veren Evliya Çelebi Sinop'tan kalkarak Kızılırmak Menzili'nden sonra Bafra'ya ve böylece Trabzon hudutlarına girmiştir. Bu çalışmada Trabzon Vilayeti'nin o dönemdeki sınırları içindeki kıyı şeridi içinde uğranılan yerlerden Bafra-Rize arası ele alınmıştır.
(Önsöz'den)

Has Bahçe Edebiyat Sohbetleri

Uluslararası Kaşgarlı Mahmut Hikaye Yarışması
 

Copyright © 2017 Avrasya Yazarlar Birligi. All Right Reserve.
AYB Türk Dünyası Yazarlar Birliği üyesidir.