Kardeş Kalemler

Dil Araştırmaları

Kalemdaş

Türk Dünyası Edebiyat Dergileri Kongresi

AYB - Edebiyat Akademisi

Uluslararası Kaşgarlı Mahmud Hikâye Yarışması

Bengü Yayıncılık

Türk Dünyasında Edebiyat Adamı Ödülleri

Doğumunun 120. Yılında Kazak klasik yazarı Saken Seyfullin’i Anma Toplantısı, 26 Aralık 2014 günü Ankara’da düzenlenen bir toplantı ile anıldı. TÜRKSOY, Avrasya Yazarlar Birliği ve Kazakistan Yazarlar Birliği’nin ortaklaşa düzenledikleri toplantıya TÜRKSOY Genel Sekreteri Düsen Kaseinov, Kırgız Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi İbragim Junusov, Avrasya Yazarlar Birliği Başkanı Yakup Ömeroğlu, Kazakistan’ın Ankara Büyükelçiliğinden Kültür Ataşesi Azamat Utepbayev, Kazakistan’dan Karagandı Eyaleti Jana Arka İlçesinin Valisi Gabdrahman Omarov, Türkoloji uzmanları Hakim Omar, Baktıbay Jumadildin, Kazakistan İletişim Merkezinden Arhimed Jangaziyev, Saken Seyfullin’in torunu, Kazakistan’ın meşhur hayırsever iş adamı Saken Seyfullin, Saken Seyfullin’in akrabası Asılgül Abiş, ses ve tiyatro sanatçısı Kanat Junisov ve Kazakistan Cumhurbaşkanlığı Orkestra sanatçısı Bibigül Sautova, Saken Seyfullin’in eserlerini araştıran Gazi Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Cemile Kınacı, Ankara Üniversitesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Murat Ceritoğlu, Niğde Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hikmet Koraş ve çok sayıda aydın ve yazar katıldılar.

Kazak tarihinde en sıkıntılı, hatta Saken Seyfullin ifadesiyle "dar yol, kaygan geçit” devri, XX. yüzyıldır. İşte bu sıkıntılı dönemde Kazak ulusu birçok handikaplar yaşadı. Ve sonunda hayal ettiği bağımsızlığa ulaştı. Günümüzde tüm Kazakistanlıların sevinçle kutladıkları bağımsızlık ateşi nice nesillerin gönüllerinde taht kurarak devirlerden devirlere, nesilden nesile aktarılarak geldi..

Kazak evladının özgür olma ülküsü, sadece bir ümit değildi, o her zaman kültür ve sanat dünyasına yansıyan manevi bir ızdıraptı. Milletin özgürlüğünü arzulayan vatan evlatları çektikleri her türlü zorluklara rağmen halkın hür olmasını tahayyül ettiler. Hayali hakikate dönüştürmeye yeni yollar aradılar. XX. yüzyılın başında milli mücadele veren bu asil evlatlar milli mütefekkir Abay’dan ilham aldılar. Onlardan biri olan Kazak edebiyat klasiği Saken Seyfullin de Kazak ulusu için sorunlara çözümler aradı.

Saken Seyfullin kaleme aldığı ilk şiirlerinden itibaren tüm eserlerinde görülen şekillendirme, sanatsal yaklaşımıyla derin düşüncesi her zaman muhafaza edilmiştir. Onun her bir şiirinden, özellikle "Kökşetau”, "Ak kuğuların ayrılığı”, "Kızıl at”, "Ak kuğu ezgisi” gibi eserlerinden görmek mümkündür. Saken Seyfullin’in şairlik gücü dünkü sosyalist anlayışa bağlı olan görüşlere hiç uymadığını söylemek gerekir.

Saken Seyfullin’in diğer önemli yanı ise, Kazak kültürüne nüfuz eden ve sonsuzluğa dek devam edecek olan Saken ezgileridir. Onun "Dağ içinde”, "Bizim tarafta”, "Kökşetau”, "Topal geyik” gibi ezgileri Kazak kültür ve sanat dünyasının inci eserlerine dönüşmüştür. Saken ezgileri halkın gönlünde o kadar taht kurmuş ki, şairin adının bile telaffuz edilmesi yasak olduğu yıllarda onun ezgileri her yerde söylenirdi.

Toplantının açılış konuşmasını yapan TÜRKSOY Genel Sekreteri Düsen Kaseinov şunları söyledi:

"Herkese malum olduğu gibi Kazakistan’ın dalgalanan mavi renkli bayrağında kartal resmi vardır. Kartal, Kazak ulusunun bağımsız olduğunu, bağımsız ve egemen olmayı her zaman arzuladığını, zirvelerde dolaşmak istediğini ve o temiz yürekle, o nurefşan çehreyle insani değerleri taşıdığını simgeler.

İşte Kazak edebiyatının klasik yazarı ve büyük devlet adamı olan Saken Seyfullin, masmavi göklerde, sanat ve edebiyat asumanında kanatlarını geren kartallardan biridir. O, yüksek entelektüel seviyeyle genç nesillerin yetişmesinde katkıda bulundu. Gönülleri fetheden şiirleriyle dönemin birçok sıkıntılarına rağmen milletin sevgisini kazandı. Tarihe yön veren yazılarıyla canından çok sevdiği uluslunu canlı tuttu ve her türlü sorunlara çözüm üreterek özüne has, karakterine uygun şekilde damgasını vurdu. Her yazısında sevgiyle muhabbeti, saygıyla erdemliği, insanî değerlerle sanatı vurgulayarak öz milletine engin ufuklar çizdi.

1924 yılında Saken Seyfullin Türkiye ile ilgili yazılar yazdı ve konferans kürsülerinde konuştu. O meşhur konuşmasında dünyanın Türkiye hakkında karamsar düşüncelere sahip olduğunu, fakat her şeye rağmen Türk ulusunun çalışkanlığıyla, Anadolu insanına has yüksek geleneksel değerleriyle yeniden büyük devlet olmaya gayret gösterdiğini anlattı. Ve Türkiye Cumhuriyetinin devletler muvazenesinde her zaman büyük kalmasını diledi.

Evet, dağlardan uzaklaştıkça dağlar her zaman yükselirler. Doğumunun 120. yılını kutladığımız Kazak edebiyatının klasik yazarı ve devlet adamı Saken Seyfullin ve onun şaheserleri, zaman geçtikçe daha da gençleşecek ve gelecek nesiller tarafından sahip çıkılacağından eminim. Çünkü Saken Seyfullin gibi değerlerlerimiz, sadece Kazakistan’ın değil, tüm Türk dünyasına ait yüksek değerlerdir. Bu değerlerimize sahip çıktıkça, milletlerimiz daha geniş ufuklar kazanacak ve geleceğe doğru sağlam adımlar atabilecektir.

Avrasya Yazarlar Birliği Başkanı Yakup Ömeroğlu ise Saken Seyfullin’in Kazak edebiyatındaki yerine vurgu yaparak “Bir dönem parti üyesi olan yazar ve şairleri rejim propagandistleri olarak değerlendirip ciddiye almadım. Ne var ki, onları yakından tanıdıkça çaresiz içinde yer alına sistemin içinde, onun katı sansür ve denetim kurallarına ve baskılarına rağmen kendi halklarının meselelerine nasıl sahip çıktıklarını gördükçe saygım ve sevgim arttı. Saken Seyfullin de Sovyet rejiminin baskı ve yönlendirmelerinin altında Kazak dili, kültürü hatta Kazakistan’ın bağımsızlığı konusunda önemli hizmetler vermiş bir şair olarak bu saygıyı fazlasıyla hak ediyor” dedi.

Bir başka değerli konuşmacı ve katılımcı olan Gazi Üniversitesi Yrd.Doç.Dr. Cemile Kınacı ise şunları kaydetti;

"İlk eserlerini 25 yaşında yazmaya başlayan ve kısa ömrüne başarılı eserler sığdıran Kazak edebiyatının velud bir edebiyatçısı olan segiz kırlı, bir sırlı Saken, eğer vakitsiz öldürülmeseydi şüphesiz onun Kazak kültürel hayatına katkısı daha fazla olacaktı. Zamanı ne yazık ki geriye götüremeyiz, yaşananları geri alamayız. Ancak bizlerin yapabileceği bir şey var ki, o da bütüncül bir tarih anlayışıyla tarih yanılgısına düşmeden, o günleri, o günün şartları içerisinde değerlendirmektir. Kazakistan’ın bağımsızlığının 25. yılı yaklaşırken, aklar ya da karalar şeklinde bir ayrıma gitmeden, Kazak kültürel hayatına katkıda bulunan Saken’in edebî mirası hem Kazakistan’da hem de Türkiye’de sahiplenilmelidir. 20. yüzyıl Kazak edebiyatının klasiği olan Saken’in edebî mirası, günümüz bakış açısıyla yeniden değerlendirilmeli, hatta Türkiye ve Kazak bilim adamlarının ortak çalışmaları ile Saken ve onun Kazak kültürel hayatındaki yeri ortaya konulmalıdır.

Kırgız Cumhuriyetinin Ankara Büyükelçisi İbragim Junusov yaptığı konuşmasında: "Saken Seyfullin Kazak milleti için ne ifade ediyorsa, Kırgızlar için de aynı değere sahiptir. Çünkü Kazakların "Kırgız” olarak adlandırıldığı dönemlerde Kırgızların adına dünya çapında ateşli konuşmalar yapan şair ve bestekâr Saken Seyfullin, "Kırgız” adını dünyaya duyurdu ve tanıtmış oldu. Kaleme aldığı şaheserleriyle aynı kaderi paylaşan Kırgız ve Kazak kültür dünyasını tanıttı. Zira Kırgız atasözünde dendiği gibi, "Kazak ile Kırgız’ın arası, iki gözün akıyla karası” diyerek iki millet arasındaki kardeş ilişkilerden söz etti.

Saken Seyfullin'i anma toplantısının sonunda TÜRKSOY Genel Sekreteri Düsen Kaseinov, Saken Seyfullin'in torunu Saken Seyfullin'e TÜRKSOY'un özel olarak tasarladığı Saken Seyfullin tabağını ve TÜRKSOY 20. Yıl madalyasını ayrıca Kazakistan Jana Arka İlçesi valisi Gabdrahman Omarov'a Mahtumkulu madalyasını, ünlü Kazak ses ve tiyatro sanatçısı Kanat Junisov'a Toktogul Satılganov madalyasını takdim etti.

Has Bahçe Edebiyat Sohbetleri

II. Uluslararası Dede Korkut Tiyatro Eseri Yarışması
 

Copyright © 2017 Avrasya Yazarlar Birligi. All Right Reserve.
AYB Türk Dünyası Yazarlar Birliği üyesidir.