Kardeş Kalemler

Dil Araştırmaları

Kalemdaş

Türk Dünyası Edebiyat Dergileri Kongresi

AYB - Edebiyat Akademisi

Uluslararası Kaşgarlı Mahmud Hikâye Yarışması

Bengü Yayıncılık

Türk Dünyasında Edebiyat Adamı Ödülleri

ayblogo_c.pngAmblemler, ait oldukları kurum ve kuruluşların amaçları, yapıları ve dayandıkları tarihi arka planı yansıtan anlamlı şekillerdir. Amblem, eskilerin deyimiyle alametifarika, yani ayırıcı nitelik, ayırıcı özellik ifade eden şekillerdir.

Avrasya Yazarlar Birliği Amblemi de taşıdığı şekillerle anlamlı bir bütün oluşturmaktadır. Ancak AYB ambleminde yer alan bu şekillerden bazıları, günümüz insanı tarafından yeterince bilinmeyen şekillerdir veya anlamları unutulmuştur. Pek çok dostumuzun alışık olmadıkları bu şekillerin bir araya gelişindeki sebepleri bizden sormaları, amblemin anlamı hakkında bir açıklama ihtiyacı olduğunu göstermiş ve bu yazı bu ihtiyaçla kaleme alınmıştır.

Öncelikle belirtelim ki; Avrasya Yazarlar Birliği Amblemi, kendi aramızdaki istişarelerden sonra değerli sanatçı ve bir dönem AYB Denetleme Kurulu üyeliği de yapmış olan, aziz dostumuz Ebubekir Soysal tarafından çizilmiş ve Birliğimize çok kıymetli bir hediye olarak verilmiştir. Bu vesileyle bir kez daha kendisine şükranlarımızı sunmayı borç bilirim.

AYB Amblemi, şu önemli sembolleri bir araya getirmektedir:

  1. Sekiz köşeli yıldız
  2. Düğnük veya Kazakça adıyla Şangrak
  3. Kalem
  4. Kubbe
  5. Turkuaz ve koyu mavi renkler

Sekiz Köşeli Yıldız

 Bugün dahi Türk Dünyasında en yaygın olarak kullanılan sembollerin başında gelen sekiz köşeli yıldız gelmektedir. Azerbaycan bayrağında, Özbekistan ve Türkmenistan’ın devlet armalarında resmi olarak kullanılan bir şekil olarak karşımıza çıkan sekiz köşeli yıldız, Kazakistan ve Kırgızistan’da da bu düzeyde en yüksek devlet sembollerinden biri olmasa da pek çok kurum ve kuruluşun amblemlerinde yerini alır.

Yine Türkistan’dan Balkanlara pek çok tarihî eserde sekiz köşeli yıldızla karşılaşılır. Anadolu’da daha çok Selçuklu yıldızı olarak anılırken sekiz köşeli yıldızın adı, Orta Asya’da Türkistan Yıldızı’dır.

Anadolu’da Konya’da Karatay Medresesi gibi pek çok tarihi eserde karşımıza çıkan sekiz köşeli yıldız, bir dönem de Osmanlı Devleti bayrağını, süslemiştir.

Üç hilalli yeşil İslam sancağını III.Selim, tek hilale indirmiş ve yanına sekiz köşeli yıldızı al sancağa nakşettirmiştir. Türk Dünyasında ve hatta İslam Dünyasında ilk ay-yıldızlı bayrak, III.Selim’in kabul ettiği ay ve sekiz köşeli yıldızlı al bayraktır. Diğer taraftan son araştırmalarda Göktürkler dönemine ait bazı kazı çalışmalarında ay-yıldız figürü taşıyan paralara da rastlanmıştır. Ancak çok yeni olan bu bulgularda, ay-yıldızın ne anlam taşıdığı konusu bilim adamlarınca tartışılmaktadır. Tekrar Osmanlı dönemine geri gelirsek, sekiz köşeli yıldız, Sultan Abdülaziz (1861-1876) tarafından “Nişan-ı Osmanî Şemsesi” adıyla, devlet hizmetinde üstün başarılar göstermiş olan kişilere iftihar ve imtiyaz olarak verilen bir madalya şeklinde kullanılmıştır. Madalyondaki çizimiyle sekiz köşeli yıldız, daha sonra Türk Polis Teşkilatının amblemi, olmuş ve günümüzde de kullanılmaya devam edilmektedir.

 Sekiz köşeli yıldız, iki eşit büyüklükteki karenin çapraz şekilde üst üste konmasıyla oluşmaktadır(Resim 7). Denilir ki; bu karelerden biri bu dünyayı diğeri ise öbür dünyayı ifade etmektedir. İki karenin ortak alanının dışında kalan yıldız uçlarından bazıları, bu dünyayı ilgilendiren ama öbür dünyaya faydası olmayan iş ve uğraşları, diğer karenin uçları ise bazı zahitlerin hayatında olduğu gibi bu dünyayı ihmal edip yalnız öbür dünya için yapılan işleri ifade eder. Geleneksel düşüncemizde olduğu gibi makul hayat, her ikisini de ihmal etmeden sürdürülenidir ve sekiz köşeli yıldızın, iki karenin kesiştiği alan bu kısmı göstermektedir. Sekiz köşeli yıldızın bir anlamı budur.

Bektaşilikten Nakşibendiyeye, Yesevilikten Kadiriliğe kadar geleneksel tasavvuf hayatında ise sekiz köşeli yıldız, sekiz cennet kapısıdır. Hatta sekiz cennet anlayışı, tasavvufun dışında tüm İslam düşüncesine de genellenebilir ancak sembol olarak tasavvufî hareketlerde sıklıkla kullanılmıştır.

 Sekiz köşeli yıldızın her bir burcu bir erdemi simgelemektedir ki, bu erdemler İslam’ın temel direkleri olarak kabul edilirler: Bunlar; merhamet ve şefkat, sabretmek, doğruluk, sır tutmak, sadakat, fakirliğini ve acizliğini bilmek, cömertlik, Rabbine şükretmek” olarak sıralanır. Bu erdemleri hayatında, karakterinde toplayanlar için ayrı ayrı sekiz cennet kapısı açılacaktır. Sekiz Cennet kapısının isimleri de şöyledir: Dâri-celal, Dâri-karar, Dâri-selam, Cennetül huld, Cennetül mevâ, Cennetül adn, Cennetül firdevs ve Cennetü naim.

Pek çok eserde, İslamiyet’in sekiz esasa dayalı olduğu, bunlara “sekiz cennet kapısı” dendiği, sekiz köşeli yıldızın da sekiz cenneti simgelediği anlatılmaktadır. Tarihî yıldızımızın ikinci anlamı da budur.

Sekiz köşeli yıldız’ın bir diğer anlamı da zafer’dir. Dört ana yön ve dört de arayönü bünyesinde toplayan sekiz köşe, bütün yönlerde, girişilen bütün işlerde zafer kazanılacağı anlamını da taşımaktadır.

Avrasya Yazarlar Birliği ambleminin ikinci önemli unsuru ise Anadolu’da düğnük, Kazakça’da şanrak, Kırgızca’da tünlük denen şekildir.

Amblemde yer alan bu şekil, bin yılı aşkın bir süredir, Anadolu Türklerinin, Macarların, Moğolların, Kırgızların, Özbeklerin, Kazakların; Mançurya’dan Balkanlara, Urallar’dan; Afganistan’a kadar uzanan dünyanın dörtte birini oluşturan alanda, Türklerin “yurt”, “topak ev”, Kazakların, “kiyiz üy”, Kırgızların “keçe ev” adlandırdığı, yuvarlak ve tavanı kubbeli ve açık olan bir konut tipinden alınmıştır. Bu evlere, hatalı olarak çadır denmektedir ki bunlar bir çadır değildir. Çadır denen nesne, biçim ve kuruluş itibariyle tamamen ayrı bir seyyar barınağa verilmiş ad olup bir çok şekil ve türleri vardır. Orta Asya şivesinde “Çatır” olarak söylenir bu çadırın iskeleti yoktur. Ancak kalın bez yahut çuldan istenilen biçimde yapılmış olan iki, üç veya dört parça, etekleri yere kazıklarla tutturularak özel sırıklarla kaldırılmak suretiyle urganlarla gerilerek kurulur.

Topak ev veya kiyi üyler, yan duvarları ve çatı tekerleği olmak üzere iki kısımdan meydana gelir. Yan duvarlarına “kerege”, “derim”, “kanat” gibi isimler verilirken, AYB ableminde yer alan çatı tekerleğine ise “düğnük veya Kazakça şanrak” adı verilir. Düğnük/şanrak, evin en önemli unsurudur. Diğer bütün parçalar mevcut olsa da Düğnük/şanrak, olmadan topak/kiyiz evi kurmak mümkün değildir. Yan kanatları, keregeleri birleştirerek bir arada tutan unsur Düğnük/şanrakdır. Bu yüzden Düğnük/şanrak, birlik, birleşme sembolüdür. Kırgızistan bayrağında ve Kazakistan’ın Devlet Armasında yer alan bu şekil, birlik ve bütünlüğü temsil etmektedir.

 Şanrak, Kazaklar arasında “şanrak iyesi” deyiminde de kullanılır. Şanrak iyesi, Anadolu’da halk arasında var olan “ocak beyi” deyiminin karşılığıdır ve ata ocağını devam ettiren kişi anlamına gelir. Ayrıca şanrak iyesi, kullanıldığı yere göre “ev sahibi” anlamını da taşır.

Düğnük/şanrak, birliği sembolize etmektedir.

Düğük sözü Anadolu’da topak evi kullanan Afyon/Emirdağ Türkmenleri arasında kullanıldığı gibi Düğnük evi, deyimi halinde de değişik yerler de yaşamaktadır. Düğnük evi, köylerde halkın bir araya geldiği, genellikle köyün en geniş evidir ki, “cem evi” tabiri de Kırgızistan Bayrağı Kazakistan Devlet Arması aynı anlamda birleşilen, buluşulan, toplanılan ev demektir.

 Düğnük sözü, Anadolu’da bir yerde yerleşim yeri adı olarak yaşamakta iken maalesef sonradan değiştirilmiştir. Muş ili Malazgirt ilçesine bağlı Konakkuran Beldesinin eski adı “Düğnük”tür. Belde ilçenin kuzeyinde yer almakta olup ilçeye 22km. uzaklıkta ve Fırat Nehri’nin bir kolu olan Murat Nehri’nin açtığı genişçe bir vadide yerleşmiştir. Düğnük kelimesinin anlamından hareketle şunu düşünmekteyiz ki, Düğnük beldesinin mevki, Alparslan’ın ordusunun Malazgirt Savaşında bir araya geldiği, buluştuğu nokta olabilir. Araştırılmasında ve Düğnük adının tekrar Konakkuran Beldesine iadesinde büyük yarar vardır.

AYB ambleminde yer alan bir diğer unsur ise “kalem” figürüdür ki, yazı ve düşünce üretmenin ve yazarlığın sembolü ve en güzel ifadesidir.

Amblemde yer alan “Turkuaz” rengi ise, Türk adından türemiş bir renk adıdır. Aynı adlı taşın rengi de olan “Türk rengi” olarak bilinmektedir. Amblemin alt kısmında yer alan laciverde yakın koyu mavi ise kültürümüzün tarihî birikimini anlatmaktadır.

Son unsur olarak, AYB ambleminin üzerinde yer alan kubbe ise, gökyüzünün sembolü ve evrenselliğin remzidir.

Buraya kadar anlatılanlardan sonra özetleyecek olursak, Avrasya Yazarlar Birliği Ambleminin anlamı: Sekiz büyük erdem etrafında, Türk halkları ve yazarları arasında bir birlik oluşturmak ve bu birliği, kültürümüzün tarihi birikimi ile kendi rengine boyayacak kalemleri, evrensel düzeyde temsil etmektir.

 

Has Bahçe Edebiyat Sohbetleri

Uluslararası Kaşgarlı Mahmut Hikaye Yarışması

Duyurular

 

Copyright © 2017 Avrasya Yazarlar Birligi. All Right Reserve.
AYB Türk Dünyası Yazarlar Birliği üyesidir.